Trump'tan Tahran'a sert tehdit: Kazma Dağı çok yakında vurulacak
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Natanz Nükleer Tesisi yakınında yer alan ve "Kazma Dağı" (Pickaxe Mountain) olarak bilinen korunaklı tünel kompleksini çok yakında hedef alacaklarını açıkladı. Yerin onlarca metre altında bulunan tesis, Tahran üzerindeki askeri baskının yeni odağı oldu.
WASHINGTON, 22 Temmuz (Haber Merkezi) — ABD ile İran arasında tırmanan gerilime yeni bir halka eklendi. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine yönelik söylemini sertleştirerek İran’ın en korunaklı nükleer altyapılarından biri kabul edilen Natanz yakınlarındaki "Kazma Dağı" bölgesinin vurulacağını duyurdu.
"Çok yakın bir zamanda vuracağız"
Trump yaptığı açıklamada, "ABD, Natanz tesisinin yakınında bulunan ve 'Kazma Dağı' olarak bilinen bölgeyi çok yakın bir zamanda vuracak" ifadelerini kullandı. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Trump; derine gömülü iki tünel kompleksine ev sahipliği yapan sahanın İran'ın nükleer programıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Söz konusu saha, mevcut sığınak delici bombaların çoğunun etki alanı dışında kalması nedeniyle askeri uzmanlar tarafından tahkimatı son derece yüksek bir hedef olarak değerlendiriliyor.
Natanz'a 1,6 kilometre mesafede derin tünel ağı
Uluslararası araştırma merkezleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) raporlarına göre, Natanz nükleer kompleksine yaklaşık 1,6 kilometre mesafede bulunan bölge, hava saldırılarından korunmak amacıyla bir dağın içerisine inşa edilmiş derin tünellerden oluşuyor.
Uzmanlar, henüz uluslararası denetçilerin doğrudan denetim gerçekleştirmediği bu alanın; gelişmiş santrifüjlerin üretimi veya nükleer programın kritik unsurlarını olası saldırılardan korumak amacıyla kullanıldığını değerlendiriyor. Uluslararası Bilim ve Güvenlik Enstitüsü (ISIS) analizlerine göre tesis, aşırı derinliği ve tahkimat yapısı nedeniyle geleneksel askeri hedeflere kıyasla daha karmaşık bir operasyonel zorluk sunuyor.

Çifte baskı stratejisi ve bölgesel tırmanma
ABD yönetiminin bu hamlesi, Washington’ın İran nükleer programını mevcut askeri güç gösterisinde ana hedef olarak görmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.
Öte yandan Trump'ın bu tehdidi, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki ticari seyrüsefer hatlarına yönelik blokaj girişimlerine karşı ABD'nin yanıt vereceğini doğruladığı açıklamalarla aynı döneme denk geldi. İki tutumun eş zamanlı gelmesi, Washington'ın doğrudan askeri caydırıcılık ile uluslararası deniz koridorlarının güvenliğini sağlamayı birleştiren kapsamlı bir strateji izlediğini gösteriyor.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.