Katar'dan kritik mesaj: "Netanyahu bölgede gerilimi tırmandırıyor, Lübnan işgali son bulmalı"
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran-ABD arasında imzalanan mutabakat muhtırasının savaşın sona erdirilmesi ve müzakereler için bir çerçeve oluşturduğunu belirtti. Al Sani, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu bölgede gerilimi tırmandırmakla suçlayarak, "Lübnan'daki işgal son bulmalı" çağrısında bulundu. Hürmüz Boğazı'nda 60 gün içinde güvenli geçişin sağlanacağını ve anlaşmazlıkların çözümü için özel bir iletişim hattı kurulacağını da duyurdu.
DOHA, 22 Haziran (Haber Merkezi) — Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran-ABD arasında İsviçre'de varılan mutabakat muhtırasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. El Cezire'ye konuşan Al Sani, anlaşmanın bölgesel barış için kritik bir adım olduğunu vurguladı.
"Savaşın sona erdirilmesinde kilit rol"
Al Sani, "Tahran-Vaşington mutabakat muhtırası, Pakistan'daki ortaklarımızla birlikte gösterilen yoğun çabaların ve bölgesel desteklerin bir ürünüdür" dedi. Muhtıranın amacının "savaşı durdurmak ve müzakereler için bir çerçeve oluşturmak" olduğunu belirten Katarlı bakan, "Bazı meseleler, nükleer konu gibi, Vaşington ve Tahran arasında ele alınırken; güvenlik ve Hürmüz Boğazı gibi bazı konular bölgesel tartışmalar kapsamında değerlendiriliyor" diye konuştu.
"Temel çerçeve oluşturuldu"
Mutabakat muhtırasının teknik unsurların yanı sıra siyasi boyutları da içerdiğini aktaran Al Sani, "Muhtıra, tarafların periyodik toplantılar ve sorunların çözümü konusundaki taahhütlerine dayanıyor. Dün sunulan temel çerçeve iyi bir zemin oluşturdu, teknik tartışmalar devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Al Sani, "Artık temelleri attık, şimdi Vaşington ve Tahran arasında nihai anlaşmayı inşa etme zamanı" dedi.
Netanyahu'ya sert eleştiri: "Lübnan işgali son bulmalı"
Lübnan ve Hürmüz Boğazı konularında zorluklar yaşandığını belirten Al Sani, bu sorunların çözümü için mekanizmalar geliştirdiklerini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert bir dille eleştiren Katarlı bakan, şunları kaydetti:
"Maalesef Netanyahu'nun bölgede gerilimi tırmandırdığı ilk kez değil. Lübnan topraklarının işgaline son verilmeli ve Lübnan'ın egemenliğine saygı duyulmalı. Bazı davranışlar bölgede gerilimi artırıyor. İsrail'in ateşkes süresince birkaç gün içinde yaklaşık 100 Lübnanlıyı öldürmesi kabul edilemez. ABD, İsrail'in Lübnan'daki eylemleri karşısında doğru bir rol oynuyor."
"Siyasi irade var"
Tüm tarafların müzakerelere katılma konusunda siyasi irade gösterdiğini vurgulayan Al Sani, "Pakistan ile birlikte müzakere sürecini korumak ve güçlendirmek için bir çerçeve oluşturmaya çalıştık. Taraflar arasındaki uçurumu daraltmak için arabuluculuğa devam ediyoruz" dedi.
Katar'ın önceliğinin "bölgedeki ateşi söndürmek ve sükunet aşamasına ulaşmak" olduğunu belirten Al Sani, "Çözüm diplomatik olmalı, krizin tırmanmasını ve kontrolden çıkmasını önlemeliyiz" diye ekledi.
Hürmüz Boğazı'nda 60 gün içinde güvenli geçiş
Hürmüz Boğazı konusuna da değinen Al Sani, "Katar'ın temel ilkesi, Hürmüz Boğazı'nın savaştan önceki statüsünün değiştirilmesine karşı çıkmaktır. Görüşümüz, boğazın açık olması ve serbest dolaşımın sağlanması yönündedir. Mutabakat muhtırısına göre, İran 60 gün içinde Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi sağlamayı taahhüt etti. Ayrıca herhangi bir anlaşmazlığı çözmek için özel bir iletişim hattı kurulması kararlaştırıldı" diye konuştu.
Körfez ülkelerinden İran'a diyalog çağrısı
Körfez ülkeleri arasında İran'la diyalog için bir konsensüs bulunduğunu da belirten Al Sani, "Savaş sırasında İran'ın bize ve diğer kardeş ülkelere karşı yaptıkları kabul edilemez. Ancak Körfez bölgesinde, sorunları çözmek amacıyla İran'la diyalog için ortak bir görüş birliği var. İran'ın Körfez ülkeleriyle yüksek düzeyde güven içinde iş birliği yaptığını görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Al Sani, önümüzdeki dönemde Körfez ülkeleri arasında bölgesel güvenliği görüşmek üzere toplantılar düzenleneceğini de sözlerine ekledi.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.