"Annem bu sahneyi görseydi ağaçların altında ölürdü": Filistinli çiftçinin isyanı
Batı Şeria’nın Cenin kenti batısındaki Zububa köyünde İsrail buldozerleri 3 gündür 60 yıllık zeytin ağaçlarını söküyor. 1200’den fazla ağaç yerle bir edildi, 500 dönüm tarım arazisi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Çiftçiler, “Sökülen sadece ağaç değil, ailemizin hafızası” diyor.
CENİN, 2 Temmuz (Haber Merkezi) — Filistin’in Batı Şeria bölgesindeki Zububa köyünde aileler, 3 gündür İsrail buldozerlerinin yarım asırdan eski zeytin ağaçlarını kökünden söktüğünü çaresizce izliyor. Saldırı, köyün hem geçim kaynağını hem de toprağa kök salmış nesillerin aile tarihini yok ediyor.
8 aydır kısıtlama, şimdi de tarım arazileri hedefte
Zububa Köy Meclisi Başkanı Zaki Jaradat’a göre köy, yaklaşık 8 aydır artan kısıtlamalara maruz kalıyor. Girişlerin kapatılması, askeri baskınlar ve ayrım duvarı yakınındaki tarım alanlarını hedef alan arazi açma çalışmaları, hareket kısıtlamasından doğrudan tarım arazilerinin hedef alınmasına dönüştü.
Tebligat 126 dönüm, yıkım 120 dönümden fazla
İsrail makamları önce 5 dönümlük zeytinlik için tebligat çıkardı, ardından bunu 60 dönüme ve daha sonra köyün kuzeydoğusundaki 3 noktada 126 dönüme çıkardı. Ancak Jaradat, gerçek yıkımın tebligatları çok aştığını söylüyor.
Şimdiye kadar 120 dönümden fazla tarım arazisi buldozerlerle düzleştirildi, yaklaşık 1200 zeytin ağacı söküldü. Oysa çalışmanın ilk aşaması resmen sadece 40 dönümü kapsıyordu.
500 dönüm risk altında
Buldozerlerin devam etmesi halinde yaklaşık 500 dönüm tarım arazisinin yok edilebileceğini belirten Jaradat, bunun Zububa’nın kalan zeytinliklerinin çoğunun silinmesi anlamına geldiğini vurguladı. Sakinlerin evleri ile ayrım duvarı arasında uzanan topraklar şimdiden çorak araziye dönüştü.
Savaş sonrası tek geçim kaynağı tarımdı
Kayıp, birçok aile için özellikle zor bir dönemde geldi. 2023’te Gazze savaşının patlak vermesinden sonra İsrail içindeki işlere erişimini kaybeden köylüler için tarım, onlarca hanenin tek gelir kaynağı haline gelmişti.
1948’de 48 bin dönümdü, şimdi bin 200 dönüm
Jaradat, kampanyanın köyün daha fazla toprağını ele geçirip ayrım duvarının ötesindeki alanlara katma çabasının parçası olduğuna inanıyor. Zububa’nın toprağının 1948’den önce yaklaşık 48 bin dönümken bugün sadece bin 200 dönüme düştüğüne dikkat çekti.
"Annem bu sahneyi görseydi ağaçların altında ölürdü"
Yerel çiftçi Munir Jaradat için yıkım son derece kişisel. Ailesinin toprağından sökülen zeytin ağaçları 60 yaşından büyüktü. Onları annesi dikmiş, fidanlar büyüyene kadar yüzlerce metre boyunca başının üzerinde su bidonları taşıyarak sulamıştı.
“Yaşanan sadece ağaç kaybı değildi. Ailemizin anılarının sökülmesiydi” diyen Munir Jaradat, “Annem hayatta olsaydı bu sahneyi görmeyi asla kabul etmezdi. Sökülmelerine izin vermeden önce o zeytin ağaçlarının altında ölürdü” ifadelerini kullandı.
300 bin şekel zarar
Bir diğer çiftçi Samer Maqaldeh, yıkımı ailesinin geçim kaynağı için yıkıcı olarak tanımlıyor. Serası, üç su kuyusu, deposu ve onlarca olgun zeytin ağacının bulunduğu ilk çiftliği yok edildi. 15 dönümlük ikinci bir çiftlik ve başka bir sera için de söküm emri aldı.
Maqaldeh ve kardeşlerine ait 15 dönümlük 5 bitişik parsel, 50 yaşından büyük zeytin ağaçları olmasına rağmen tamamen yok edildi. Yıkım emri sonrası serayı kendisi sökmek zorunda kalan Maqaldeh, 30 bin şekelden fazla değerinde kabak mahsulünü kaybetti. Ailesinin toplam kaybını 300 bin şekelin üzerinde tahmin ediyor.
2023’ten beri tek gelir tarım
2023’ten bu yana tarım, İsrail içinde çalışamayan geniş ailesindeki 5 hanenin tek gelir kaynağı olmuştu.
"Güvenlik gerekçesi değil"
İsrail’in önlemlerin güvenlik gerekçesiyle alındığı iddiasını reddeden Maqaldeh, bölgenin zaten sürekli askeri gözetim altında olduğunu, operasyonların köylülerin evleri ile güvenlik çiti arasındaki her ağacı kaldırarak araziyi tamamen çıplak bıraktığını savunuyor.
Köy abluka altında
Tarım arazilerinin yok edilmesinin yanı sıra hareket kısıtlamaları günlük hayatı etkilemeye devam ediyor. Zububa’nın girişlerinin çoğu kapalı. Yaklaşık 16 ailenin yaşadığı el-Va’r mahallesi toprak yığınlarıyla kesildi, sakinler evlerine ve temel hizmetlere ulaşmak için engebeli arazide uzun mesafeler yürümek zorunda kalıyor.
Zeytinlikler direnişin sembolüydü
Zububa’da zeytin ağaçlarının kaybı, bir hasadın yok edilmesinden çok daha fazlasını temsil ediyor. Birçok sakin için kökünden sökülen her ağaç, onlarca yıllık aile tarihini taşıyor. Buldozerle düzlenen her tarla, köyün ekonomik geleceğinin bir parçasını siliyor. Köyün toprakları küçülmeye devam ederken, uzun süre direnişin, aidiyetin ve hayatta kalmanın sembolü olan zeytinlikler, nesillerdir barındırdıkları anılarla birlikte yok oluyor.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.